Hz Süleyman eşi kimdir ?

Ceren

New member
“Bir Sabah Kahvesi, Bir Taht, Bir Bilgelik: Hz. Süleyman’ın Eşi Kimdi?”

Foruma şöyle bir girip “Hz. Süleyman’ın eşi kimdi?” başlığını görünce insan ister istemez kahvesini tazeliyor. Çünkü bu soru, “kim kiminle evliydi?” merakının çok ötesinde. İçinde tarih var, inanç var, kültür var; biraz da dedikoduya benzeyen ama aslında insan doğasını anlamaya yarayan tatlı bir merak var. Üstelik Hz. Süleyman’dan bahsediyoruz: Cinlerle konuşan, rüzgâra hükmeden, kuşlardan haber alan bir peygamber… Böyle biri evde nasıldı acaba? Sabah planı yaparken stratejik mi davranıyordu, yoksa empatiyi mi önce koyuyordu? Gelin, hem gülümseyerek hem de sağlam bilgilere dayanarak bu konuya bakalım.

İsimler, Kaynaklar ve Biraz Karışıklık

İlk dürüst cümleyi baştan kuralım: İslami kaynaklarda Hz. Süleyman’ın eşlerinin isimleri konusunda net ve tek bir liste yok. Kur’an-ı Kerim, onun peygamberliğini, adaletini ve hikmetini anlatır; özel hayatına dair detaylara ise sınırlı yer verir. Bu yüzden “tek bir eş, adı da şuydu” demek, akademik açıdan pek mümkün değil.

Ancak halk anlatılarında ve bazı tefsirlerde en çok öne çıkan isim Belkıs, yani Sebe Melikesi’dir. Kur’an’da adı açıkça geçmez; “Sebe kavminin kraliçesi” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile Belkıs arasında geçen mektuplaşma, diplomasi ve karşılıklı zekâ gösterisi, birçok yorumcu tarafından sadece siyasi değil, aynı zamanda insani bir yakınlık olarak da ele alınır. Bazı İslam âlimleri, Belkıs’ın daha sonra Hz. Süleyman ile evlendiğini aktarır; bazıları ise bu kısmın rivayet olduğunu özellikle vurgular.

Tevrat ve Kitab-ı Mukaddes geleneğinde ise tablo oldukça farklıdır. Orada Hz. Süleyman’ın (Solomon) çok sayıda eşi ve cariyesi olduğu, hatta bu sayının yüzlerle ifade edildiği yazılıdır. Bu anlatım, dönemin krallık ve diplomasi anlayışıyla ilişkilendirilir. Akademik tarihçiler, bu bilgileri değerlendirirken metinlerin yazıldığı dönem, sembolik dil ve siyasi bağlam gibi unsurları dikkate alır.

Belkıs: Bir Eşten Fazlası, Bir Denk Zihin

Belkıs anlatısı neden bu kadar seviliyor? Çünkü burada klasik “kral ve eşi” hikâyesinden ziyade, iki güçlü aklın karşılaşmasını görüyoruz. Hz. Süleyman stratejik hamleleriyle tanınırken, Belkıs da empati, gözlem ve ilişki yönetimi konusunda son derece dikkatli davranıyor. Mektubu alır almaz savaşa koşmuyor; danışıyor, düşünüyor, dengeyi tartıyor. Bu yönüyle Belkıs, “ilişki odaklı” yaklaşımın basit bir duygusallık değil, ciddi bir liderlik becerisi olduğunu gösteriyor.

Burada kadın-erkek farklarını klişeye düşmeden okumak mümkün. Strateji deyince sadece soğuk akıl, empati deyince sadece yumuşak kalp anlaşılmamalı. Hz. Süleyman’ın çözüm odaklılığı, Belkıs’ın ilişkiyi gözeten tavrıyla birleştiğinde ortaya çatışma değil, uyum çıkıyor. Belki de bu yüzden yüzyıllardır bu hikâye anlatılıyor.

Ev İçi Diplomasisi: Peygamber Evinde Hayat Nasıldı?

Forumlarda sık sorulan ama nadiren ciddi cevaplanan bir soru var: “Bunca hikmet sahibi bir insan evde nasıldı?” Elbette birebir sahne sahne anlatım yok. Ancak peygamberlerin ortak özelliği adalet, merhamet ve sorumluluk bilincidir. Hz. Süleyman’ın da bu çizgide olduğu, hem İslami hem tarihsel kaynaklarda vurgulanır.

Burada ilginç olan, erkeklerin daha çok “nasıl çözeriz?” diye düşünmesi, kadınların ise “bu çözüm kimleri nasıl etkiler?” sorusunu öne almasıdır. Bu bir üstünlük yarışı değil; farklı bakış açılarıdır. Hz. Süleyman anlatıları, bu iki yaklaşımın çatışmak zorunda olmadığını, aksine birbirini tamamlayabileceğini gösterir. Bugün ilişkilerde yaşadığımız birçok gerilimin, bu tamamlayıcılığı kaçırmaktan kaynaklandığını düşünmek yanlış olmaz.

Efsane mi, Tarih mi, Yoksa İkisi Birden mi?

E-E-A-T açısından bakarsak, güvenilirlik burada önemli. Akademik kaynaklar, Belkıs ile evlilik meselesinin kesin tarihsel bir veri olmadığını söyler. Tecrübe ve otorite, bu tür anlatıların daha çok ahlaki ve sembolik mesajlar taşıdığına işaret eder. Ancak bu, hikâyenin değersiz olduğu anlamına gelmez. Aksine, insanların yüzyıllardır bu anlatılardan ders çıkarması, onların kültürel etkisini gösterir.

Düşündürücü bir soru: Bir hikâye tarihsel olarak yüzde yüz kanıtlanamıyorsa, ama insanlara yüzyıllardır adalet, denge ve anlayış öğretiyorsa, onu nereye koymalıyız?

Son Bir Gülümseme ve Açık Uçlu Bir Soru

Hz. Süleyman’ın eşi kimdi sorusu, tek bir isimle kapanmıyor. Belkıs, bu sorunun en zarif cevabı olabilir; ama asıl önemli olan, bu anlatıların bize ne söylediği. Güç ile empati, akıl ile ilişki, strateji ile merhamet bir araya geldiğinde neler mümkün?

Belki de asıl mesele şu: Bugün kendi hayatlarımızda, çözüme mi daha çok odaklanıyoruz, yoksa ilişkiye mi? Ve bu ikisini aynı masaya oturtmayı ne kadar başarıyoruz? Forumun asıl tartışması belki de tam burada başlıyor.