All tekil mi çoğul mu ?

Berk

New member
Dil bilgisi konularında bazı kelimeler vardır ki ilk bakışta çok basit görünür ama günlük kullanımda insanı tereddütte bırakır. “All” da bunlardan biri. İngilizce öğrenmeye başlayan biri için genelde “hepsi” anlamına gelen sıradan bir kelime gibi durur. Fakat iş cümle kurmaya gelince “All is” mi denmeli, “All are” mı kullanılmalı, yoksa bazen ikisi de doğru mu kabul edilmeli gibi sorular ortaya çıkıyor. Özellikle sosyal medyada, dizilerde ya da yabancı forumlarda farklı kullanımları görünce kafa iyice karışabiliyor. Çünkü “all” kelimesi İngilizcede hem tekil hem çoğul yapılarda kullanılabilen esnek bir yapı taşıyor.

Aslında mesele yalnızca kelimenin kendisi değil. İngilizcede özne-yüklem uyumu düşündüğümüzden daha bağlama bağlı ilerliyor. “All” da bu bağlama göre şekil değiştiren kelimelerden biri olduğu için kurala ezber mantığıyla yaklaşınca hata yapmak kolaylaşıyor. Bu yüzden konuyu sadece “tekildir” ya da “çoğuldur” diye açıklamak yeterli olmuyor. Hangi durumda neyi temsil ettiğine bakmak gerekiyor.

“All” Neden Karıştırılıyor?

Türkçede “hepsi” kelimesini kullandığımızda çoğu zaman çoğul düşünürüz. Örneğin “Hepsi geldi” dediğimizde zihnimizde birden fazla insan vardır. Bu alışkanlık İngilizceye de taşınıyor ve birçok kişi otomatik olarak “all” kelimesini çoğul kabul ediyor. Oysa İngilizcede “all”, bazen bir grup insanı anlatırken bazen de bölünemeyen tek bir bütünü ifade edebiliyor.

Mesela:

* All students are ready.

* All the water is gone.

İlk cümlede “students” çoğul olduğu için fiil de çoğul kullanılıyor. İkinci cümlede ise “water” sayılamayan bir isim olduğu için tekil yapı geliyor. Yani “all” kelimesinin tek başına değil, yanında neyi temsil ettiğine göre değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu detay küçük gibi görünse de İngilizce mantığını anlamak açısından önemli. Çünkü dilde birçok yapı aslında aynı prensiple çalışıyor. “Some”, “none”, “most” gibi kelimelerde de benzer bir durum var.

“All” Tekil Kullanıldığında

“All” eğer sayılamayan bir isimle kullanılıyorsa genellikle tekil kabul edilir. Çünkü burada anlatılan şey parçalı bir çoğulluk değil, tek bir bütün olarak düşünülen bir yapı olur.

Örneğin:

* All the information is correct.

* All the milk is finished.

* All the money was spent.

Bu örneklerde information, milk ve money teknik olarak çoğul nesneler gibi düşünülmez. Toplu bir yapı ifade ederler. Bu yüzden fiiller tekil gelir.

Özellikle “information” konusu çok hata yapılan alanlardan biri. Çünkü Türkçede “bilgiler” demeye alışığız. Ancak İngilizcede “information” sayılamayan bir isimdir. Dolayısıyla:

* All the information is useful.

doğru kabul edilir.

Burada dikkat edilmesi gereken şey şu: “All” kelimesi çoğulluk hissi verse bile asıl belirleyici isimdir. Eğer isim sayılamıyorsa tekil fiil kullanılır.

“All” Çoğul Kullanıldığında

Eğer “all” çoğul bir grubu temsil ediyorsa bu kez çoğul fiil kullanılır.

Örneğin:

* All students are waiting.

* All my friends have arrived.

* All the books were sold.

Burada öğrenciler, arkadaşlar ve kitaplar ayrı ayrı sayılabilen öğeler olduğu için çoğul mantığı vardır. Dolayısıyla fiiller de çoğul çekimlenir.

Günlük konuşmada en sık görülen kullanım biçimi aslında budur. Özellikle insanlar ya da nesne grupları söz konusu olduğunda “all” çoğul davranır.

Bazı öğrencilerin kafası şu noktada karışıyor: “All” kelimesi zaten “hepsi” demekse neden ayrıca çoğul fiil gerekiyor?

Bunun nedeni İngilizcede öznenin miktar değil yapı açısından değerlendirilmesi. Yani önemli olan kaç tane şey olduğu kadar onların dilde nasıl temsil edildiği.

“All” Tek Başına Kullanılırsa

İşin en ilginç kısmı burada başlıyor. Çünkü “all” bazen yanında isim olmadan da kullanılabiliyor.

Örneğin:

* All is lost.

* All are welcome.

İlk cümlede “all”, genel bir durumu temsil ediyor. Soyut ve tek parça gibi düşünülen bir yapı olduğu için “is” kullanılıyor. Daha dramatik ya da edebi bir anlatım havası var.

İkinci cümlede ise insanlar kastediliyor. “Herkes davetlidir” anlamı taşıdığı için çoğul mantık oluşuyor ve “are” geliyor.

Bu kullanım özellikle film repliklerinde ve şarkı sözlerinde sık görülüyor. İngilizceyi sadece ders kitaplarından öğrenen biri için bu yapı başta garip gelebiliyor çünkü klasik kuralların biraz dışına çıkılmış hissi oluşuyor. Ama aslında burada da temel mantık değişmiyor: “All” neyi temsil ediyor?

Günlük Konuşmada Kullanım Nasıl?

Gerçek hayatta insanlar her zaman dil bilgisi kitabındaki kadar mekanik konuşmuyor. Özellikle konuşma İngilizcesinde bağlam çoğu zaman kuralların önüne geçebiliyor.

Mesela biri pizza bittikten sonra:

* That’s it. All is gone.

diyebilir. Burada teknik olarak “everything” hissi olduğu için tekil kullanım kulağa doğal geliyor.

Ama bir öğretmen sınıfa bakıp:

* All are here.

derse burada öğrenciler kastedildiği için çoğul kullanım tercih edilir.

Yani kullanım tamamen bağlamın zihinde nasıl canlandığıyla alakalı. İngilizceyi iyi kullanan insanların çoğu bu kararı bilinçli gramer hesabıyla değil, kulağa doğal gelip gelmediğine göre veriyor.

Bu yüzden bol okuma yapmak ve gerçek kullanım örnekleri görmek önemli. Çünkü bazı yapılar yalnızca kuralla değil, dile maruz kalarak oturuyor.

En Sık Yapılan Hatalar

“All” konusunda yapılan hataların büyük kısmı Türkçeden birebir çeviri düşüncesinden kaynaklanıyor.

Örneğin:

* All the people is happy.

yanlıştır. Çünkü “people” zaten çoğul bir isimdir. Doğrusu:

* All the people are happy.

olmalıdır.

Bir başka yaygın hata da sayılamayan isimlerde çoğul fiil kullanılması:

* All the furniture are new.

yanlıştır çünkü “furniture” sayılamaz. Doğrusu:

* All the furniture is new.

şeklindedir.

Bu noktada aslında sorun “all” değil, İngilizcedeki countable ve uncountable noun sisteminin tam oturmaması oluyor. Çünkü Türkçede bu ayrım çok belirgin değil.

“All” ile İlgili Küçük Ama Önemli Bir Detay

Bazı durumlarda hem tekil hem çoğul kullanım mümkün olabilir fakat anlam hafif değişir.

Örneğin:

* All is well.

* All are well.

İlk cümlede genel durumun iyi olduğu anlatılır. Daha soyut ve bütünsel bir anlam vardır.

İkinci cümlede ise insanların sağlık durumundan söz ediliyormuş hissi oluşur. Yani “herkes iyi” anlamı ağır basar.

Bu tarz ince farklar İngilizcenin en ilginç taraflarından biri. Çünkü küçük bir fiil değişimi bile cümlenin hissini değiştirebiliyor.

Sonuç Olarak “All” Tekil mi Çoğul mu?

“Asıl doğru hangisi?” diye bakıldığında cevap aslında ikisi de olabilir. “All” kelimesi sabit biçimde tekil ya da çoğul değildir. Kullanıldığı bağlama göre değişir.

* Sayılabilen çoğul isimlerle kullanıldığında çoğul fiil alır.

* Sayılamayan ya da bütün olarak düşünülen yapılarda tekil fiil alır.

* Tek başına kullanıldığında ise neyi temsil ettiğine göre karar verilir.

İngilizcede bazı kelimeler sözlük anlamından çok cümlede üstlendiği role göre davranır. “All” da bunun en net örneklerinden biri. O yüzden bu konuyu ezberle değil, kullanım mantığını anlayarak öğrenmek daha kalıcı oluyor. Bir süre sonra kulağa hangisinin doğal geldiğini fark etmeye başlıyorsunuz ve mesele gramer sorusu olmaktan çıkıp refleks haline geliyor.
 
Üst